Da Vinci Şifresi - Dan Brown - Altın Kitaplar - Polisiye - 22,10 TL | Evekitap
Giriş
Sepetim

Da Vinci Şifresi

26,00 TL 22,10 TL

1 yorum yapılmış

"Dan Brown, ülkedeki birkaç usta yazardan biri. Da Vinci Şifresi üstün bir zeka tarafından kurgulanmış harika bir gerilim romanı." 
- Nelson DeMille 

"Entrika ve tehlikenin iç içe geçtiği okuduğum en iyi gerilim romanı. Kelime oyunları, gizemler ve bulmacalarla örülmüş akıllara durgunluk veren bir öykü." 
- Clive Cussler 

"Dan Brown'ı yeni keşfettim. Da Vinci Şifresi düşündürücü olduğu kadar aynı zamanda büyüleyici. Tarih meraklılarına, komplo çılgınlarına, bulmaca meraklılarına ve gerilim öyküsü severlerinin bir solukta okuyacakları olağanüstü bir roman. Ben bu kitaba bayıldım!" 
- Harlan Coben 

"Böylesine bir gerilim romanı yazılabileceğini hayal dahi etmezdim. Ama size bir şey söyleyeyim mi? Bu kitabı elimden bırakamadım. Da Vinci Şifresi'nde Dan Brown büyüleyici ayrıntılarla zenginleştirdiği inanılmaz bir dünya kurmuş. Okumaya doyamadım. Bay Brown size hayranım." 
- Robert Crais

Önsöz

Louvre   Müzesi, Paris 22.46

Meşhur Müze Müdürü Jacqucs Sauniere, müzedeki Büyük Galeri’nin kemerli geçidinde sendeledi. Görebildiği en yakın tabloya, bir Caravaggio’ya doğru hamle yaptı. Varaklı çerçeveyi kavrayan yetmiş altı yaşındaki adam, sanal şaheserini duvardan çıkıncaya dek kendine doğru çekti ve Sauniere. tablonun altına sırtüstü yığıldı.
 
Yakınlardaki demir parmaklıklı kapı, tahmin ettiği gibi, gürültülü sesler çıkartarak indi ve salonun girişini kapattı. Parke zemin sallanmıştı. Uzak bir mesafede alarm zilleri çalmaya başlamıştı.
Soluk soluğa kalan müze müdürü, bir süre hareketsiz kalarak nefesini dengelemeye çalıştı. Tablonun altından sürünerek çıktı ve kendine saklanacak uygun bir yer aradı.
 
Tüylerini ürpertecek kadar yakından gelen bir ses duydu. “Kıpırdama.”
Elleriyle dizlerinin üstünde duran müze müdürü donakalmıştı. Yavaşça başını çevirdi.
Kilitli kapının dışında, yalnızca beş metre ötede, ona saldıran kişinin devasa silueti durmuş, demir parmaklıklar arasından bakıyordu. Hortlak gibi solgun bir yüze ve beyaz saçlara sahip, uzun boylu, iri cüsseli biriydi. Koyu kırmızı gözbebeklerini pembe iris çevreliyordu. Altom ceketinden Çıkardığı silahın  namlusunu, parmaklıklar arasından  müze   müdürüne doğrulttu. “Kaçmamalıydın.” Aksanının nereye ait olduğunu anlamak kolay değildi. “Şimdi bana nerede olduğunu söyle.”
Galerinin zemininde savunmasız bir halde çömelen müze müdürü, “Sana daha önce de söyledim,” diye kekeledi. “Neden bahsettiğin hakkında hiç fikrim yok!”
 
“Yalan söylüyorsun.” Hayalet gözlerindeki pırıltı dışında kıpırtısız duran adam, ona baktı. “Sen ve kardeşlerin, size ait olmayan ;’ir şeye sahipsiniz.”
 
Müze müdürü adrenalinin arttığını hissetmişti. Adam bunu nasıl biliyor olabilirdi?
 
“Bu gece gerçek koruyucularına iade edilecek. Bana saklandığı yeri söylersen yaşarsın.” Adam silahı müze müdürünün başım hedef alacak şekilde doğrulttu. “Bu, uğruna öleceğin bir sır mı?”
 
Sauniere nefes alamıyordu.
 
Adam başını yan yatırarak, silahın namlusundan dikkatle haklı.
Sauniere kendini savunarak ellerini kaldırdı. Yavaşça, “Bekle,” dedi. “Sana öğrenmek istediğin şeyi söyleyeceğim.” Müze müdürü ardından gelen kelimeleri özenle seçti. Söyledikleri, hiçbir zaman ihtiyaç duymamayı ümit ederek, defalarca tekrar ettiği bir yalandan ibaretti.
 
Müze müdürü konuşmayı bitirdiğinde, saldırganı kendinden emin bir ifadeyle gülümsedi. “Evet. Diğerleri de bana aynen bunları söylemişti.”
Sauniere pes etmişti. Diğerleri?
 
Dev adam, “Diğerlerini de bulmuştum.” diye alay etti. “Üçünü birden. Az önce söylediklerini teyit ettiler.”
 
Bu doğru olamazdı! Diğer üç seneehata’un kimliğiyle birlikte müze müdürünün gerçek kimliği, sakladıkları eski sır kadar kutsaldı. Sauniere şimdi. s£n£chaw£l8nmn katı kuralları takip ederek, kendi ölümlerinden önce aynı yalanı söylediklerini anlıyordu. Bu, protokolün bir parçasıydı.
 
Saldırgan bir kez daha silahıyla nişan aldı. “Sen öldüğünde, geriye gerçeği bilen tek kişi ben kalacağım.”
 
Gerçek. Müze müdürü bir anda, durumun gerçek dehşetini kavramıştı. Ben ölürsem, gerçek sonsuza dek yok olacak, içgüdüsel olarak, korunmak için sürünmeye çalıştı. Silah patladığında, müze müdürü midesine giren merminin yakıcı ısısını hissetti. Yüzüstü düştü… acıya karşı mücadele veriyordu. Sauniere yavaşça döndü ve parmaklıkların arkasında, saldırganının bulunduğu yere doğru baktı.
 
Adam şimdi Sauniere’in başına oldurucu bir nişan almıştı.
 
Sauniere gözlerini kapattı, düşüncelerinde korku ve pişmanlık fırtınaları kopuyordu.
 
Boş bir mermi kovanından gelen ses, koridorda yankılandı.
 
Müze müdürünün gözleri aniden açılmıştı.
 
Adam neredeyse şaşkın bir ifadeyle bakışlarını silahına indirdi. İkinci kez ateş etmeye yeltendi ama sonra Sauniere’in karnına bakıp sırıtarak, vazgeçti. “Buradaki işim bitti.”
 
Müze müdürü başını eğdiğinde, beyaz pamuklu gömleğindeki kurşun deliğini gördü. Göğüs kemiğinin birkaç santim altında, ince bir kan dairesiyle çevrelenmişti. Midem, Kurşun, kalbini insafsızca sıyırmıştı. Bir Cezayir Savaşı gazisi olduğundan, müze müdürü bu korkunç uzun ölüme daha önce tanık olmuştu. Mide asitleri göğüs boşluğuna sızıp, onu içten İçe yavaşça zehirlerken on beş dakika can çekilecekti.
Adanı, “Acı iyidir bayım.” dedi.
 
Ardından gitti.
 
Artık yalnız kalan Jacques Sauniere, bakışlarını bir kez daha demir kapıya yöneltti. Kapana kısılmıştı ve kapılar en azından yirmi dakika daha açılmayacaktı. Bu süreden sonra yanına varan kişi ancak ölüsünü bulabilirdi. Buna rağmen, artık duyduğu korku, ölmekten çok daha büyük bir korkuydu.
 
Sim birine aktarmalıyım.
 
Güçlükle doğrulurken, öldürülen diğer üç kardeşini hayal etti. Kendilerinden önceki nesli düşündü… göreve getirilecek kadar güvenilen bu insanları.
 
Kırılmayan bir bilgi zinciri vardı.
 
Artık, tüm tedbirlere… tüm şaşırtmacalara rağmen. Jacques Sauniere geriye kalan tek halka ve saklanan en güçlü sırlardan birinin tek koruyucusuydu.
 
Titreyerek ayağa kalktı.
 
Bir yolunu bulmalıyım…
 
Büyük Galeri’de kısılıp kalmıştı ve yeryüzünde meşaleyi devredebileceği tek bir kişi vardı. Sauniere zengin hapishanesinin duvarlarına göz gezdirdi. Dünyanın en ünlü tablolarından oluşan koleksiyon, ona eski bir dost gibi gülümsüyordu.
 
Yüzünü acıyla buruşturarak, tüm gücünü topladı. Önündeki vahim görevin, geriye kalan hayatının tüm saniyelerini alacağını biliyordu.

 

Evekitap > Edebiyat > Polisiye
32,00 27,20 TL
%15
Kar Kurdu
17,00 14,45 TL
%15
Kandaki Tel
13,00 TL
Cenin ve Ceset

Kitaba Özel Alışveriş Kulübü

Türkiye'nin kitaba özel ilk ve tek fırsat alışveriş sitesi Evekitap üyelerine her gün farklı fırsatlar sunuyor. Evekitap ile yeni kütüphanenizi toplamaya hazır mısınız?

Zaten Üyeyim
Kayıt Ol Fırsatları Yakala
  • Soyad
  • Şifre

Fabrikod tarafından geliştirilmiştir.